Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hiç kimse kendi ameli ile kurtulamaz  (Okunma Sayısı 110 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Utku
Administrator
*****

Karma: +0/-0
Mesaj Sayısı: 70


utku@utkukose.net
Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Eylül 06, 2008, 10:05:23 ÖS »

SUAL: Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Sizden hiçbir kimseyi kendi ameli kurtarmayacaktır.” buyurmuştur. “Seni de mi Ya Resûlullah?” diye sorulduğunda: “Evet, beni de... Şu kadar ki Allah Kendi canibinden mağfiret ve rahmetle setr ve muhafaza eder.” demiştir.
Hadîsin bir başka zaviyesi de rahmet ve fazl ibaresinin kullanılmış olmasıdır. Bu hadîs-i şerif: "Allah'tan rahmet ve fazl alamayanların ne kadar İslâm'ın 5 şartını yerine getirseler de kurtulamayacakları" anlamına mı geli-yor?
CEVAP: Peygamber Efendimiz (S.A.V) diyor ki: “Hiç kimseyi kendi ameli kurtaramayacaktır.”
Gerçekten amellerden kazandığınız dere-ceniz ne olursa olsun, Allah'a ulaşmayı dilemiyorsanız, Allahû Tealâ amellerinizden eksiltiyor. Diyelim ki kişi, Allah'a ulaşmayı dilemiyor ama kazandığı dereceler kaybettiği dereceleri geçiyor. (Böyle bir şey mümkün değil ama mümkün olduğunu kabul edelim. Böyle bir insan yeryüzünde yaşamamıştır. Hiçbir devrede de böyle bir insan olamaz!)
Allahû Tealâ diyor ki:
10/YUNUS-7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).
Muhakkak ki; onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
10/YUNUS-8: Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin mutlaka kaybettiği dereceler kazandıkları derecelerden fazla, çünkü gidecekleri yer cehennem:
23/MU'MİNUN-102: Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).
O zaman kimin mizanı (sevap tartıları), ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.
23/MU'MİNUN-103: Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).
Ve kimin mizanı (sevap tartıları), hafif gelirse işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
Öyleyse kazandıkları dereceler itibariyle insanların cehenneme gitmesi ancak kaybettikleri derecelerin kazandıkları derecelerden fazla olmasıyla mümkündür. Ve Allah'a ulaşmayı dilemeyen herkesin gideceği yer cehennem ve bunların kaybettiği dereceler mutlaka kazandığı derecelerden fazladır.
Kur'ân-ı Kerim'in son derecede önemli bir konusu ve bu konuyu Biz, dışımızdaki insanlara anlatmakta güçlük çekiyoruz, sevgili kardeşlerim. Herkese tebliğ ettik, insanların cehenneme gitme konusunda sorumlu olduklarını ifade ettik ama büyük çoğunluk ne söylediğimizi hâlâ anlayabilmiş değildir. O görevi yapmak için Biz, hayatımızı bu işe adamışız. İnsanların kurtuluşunda Allah'ın yardımıyla mutlaka methaldar olacağız.
İfade son derece açık: Allah'a ulaşmayı dilemeyen bir kişinin sevaplarının günahlarından fazla olması mümkün değildir. Bu bir vakıa, bunun dışında bir olay olmaz ama diyelim ki, oldu. Bir adam Allah'a ulaşmayı dilemiyor ama kazandığı dereceler kaybettiği derecelerden fazla. Allahû Tealâ: “Onların amellerinden eksiltiriz. Sadece Allah'a ulaşmayı dileyenlerin amellerinden eksiltme yapmayız!” diyor.
Allahû Tealâ, Allah'a ulaşmayı dileyenlere 7 tane furkan veriyor. Her furkanda günahlarının 1/7'ini örtüyor. Amel defterimizin sol tarafı günahlardır. Basit rakamlarla örnek vereyim: Günahlarımız hanesinde 700 tane günah var.
İlk furkanda gözlerimizdeki hicab-ı mesture alınıyor, kazanç hanemize 100 derece yazılıyor.
Görme hassamızın üzerindeki gışavet açılıyor, 100 derece daha yazılıyor.
Kulaklarımızdaki vakra, işitme hassamızın mührü açılıyor (iki tane unsur), 200 derece daha kazanıyoruz.
Kalbimizin mührü açılıp küfür kelimesi alınıyor, 100 derece daha yazılıyor.
Kalbimizdeki ekinnet çıkarılıyor, 100 derece daha yazılıyor.
Kalbimizin içine ihbat konuluyor, 100 derece daha yazılıyor.
700 derecelik günahımız vardı, 700 derecelik de sevabımız oldu. Günahlarımız amel defterimizin sevap hanesine yazılanlarla örtüldü. Geriye sevaplarımız kaldı. Biz, sevapları günahlarından fazla olan bir insan olduk. Sebep; Allah'a ulaşmayı dilememiz. Allah'a ulaşmayı dilemek, İslâm'ın “olmazsa olmaz” şartıdır. Mutlaka Allah'a ulaşmayı dilemek mecburiyetindeyiz. Yoksa, dilemeyen hiç kimse cehennemden kurtulamaz!
Bu insanlar, kalplerinde küfür yazılı olanlar, Allah'a ulaşmayı dilemeyenler, onlar tagutun dostlarıdır.
İnsanlar amel yaparlar. Ama kazandıkları dereceler, hiçbir zaman kaybettikleri dereceleri, amelleriyle aşamaz. Bu sebeple hiç kimsenin, amelleri sebebiyle Allah'ın cennetine girmesi mümkün değildir. Ama o amelleri sebebiyle cennete giremeyenlerin hangisi olursa olsun, Allah'a ulaşmayı dilediği an onun bütün günahları kadar sevap kazanacağı kesindir.
Sevgili kardeşlerim, şu dünya üzerinde daha büyük bir müjde düşünemiyorum Ben. Bir insan ne kadar günahkâr olursa olsun, hangi günahları işlemiş olursa olsun, o kişi Allahû Tealâ'ya ulaşmayı dilediği an, Allahû Tealâ onun kalbindeki bu talebi işitir, bilir ve görür. Gördüğü andan itibaren (ki 5-6 dakika içerisinde bütün işlemleri tamamlar) o kişinin görmeyen gözleri görmeye, işitmeyen kulakları işitmeye, idrak etmeyen kalbi idrak etmeye başlar. Kazandığı dereceler mutlaka kaybettiği dereceleri aşar. Çünkü kaybettiği dereceler kadar derecat mutlaka ona ilâve edilir.
Daha büyük bir müjde var mı sevgili kardeşlerim? Kişi ne kadar günahkâr olursa olsun, Allahû Tealâ garanti ediyor. “Sen Bana ulaşmayı dileyeceksin. Yapacağın iş sadece bu kadar. Ben senin bütün günahlarını örteceğim. Yetmez, ruhunu Kendime ulaştıracağım.” diyor.
Biz, bir müjde veriyoruz: Bütün insanların kurtuluşu için Allah'ın Bize öğrettiği Kur'ân-ı Kerim âyetleriyle kesinleştirdiği bir muhteşem müjde veriyoruz. Herkese diyoruz ki:
Allah'a ulaşmayı dileyin!
Mutlaka Allahû Tealâ günahlarınızı örtecek.
Mutlaka Allahû Tealâ sizi cennetine alacak! Mutlaka ruhunuzu Kendisine ulaştıracak! Ama eğer Allah'a ulaşmayı dilemezseniz cehennemden kurtulamazsınız: Dalâlette kalırsınız, küfürde kalırsınız, hüsranda kalırsınız.
Allah'a ulaşmayı dileyeni, sadece Allah'a ulaşmayı dilediği için Allah onun iradesine hakim olacak, en güzel amellere ulaştıracaktır.
İşte ne yaparlarsa yapsınlar insanlar kurtulamazlar, sadece Allah'a ulaşmayı dileyenler kurtulur.
Sadece Allah'a ulaşmayı dileyenler üzerinde Allah'ın Rahîm esması tecelli eder ve Rahîm esmasının tecellisi rahmet, fazl ve salâvâtı getirir.
Mağfiret de o kişi mürşidine ulaştığı zaman onun o güne kadarki bütün günahlarının sevaba çevrilmesi işlemidir, gene Allah'a ulaşmayı dileyenler için geçerlidir.
Allah razı olsun.
Logged

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: